<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>anabasis.com.tr</title>
	<atom:link href="http://anabasis.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://anabasis.com.tr</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Mar 2012 11:25:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Osmanlı Arkeolojisi</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/dokuz-eylul-universitesinde-osmanli-arkeolojisi/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/dokuz-eylul-universitesinde-osmanli-arkeolojisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 11:25:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=517</guid>
		<description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Ortaçağ Arkeolojisi Anabilim Dalı tarafından, İzmir Fransız Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda Şubat &#8211; Nisan 2012 tarihleri arasında ‘Osmanlı Arkeolojisi Seminerleri’ düzenleneceği bildirildi. Halka açık olan seminer dizisinde yer alan etkinlikler şunlardır: 1 Mart 2012, saat 20.30’da Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Antropoloji Bölümü’nden Araş. Gör. Dr. Urungu Akgül: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Ortaçağ Arkeolojisi Anabilim Dalı tarafından, </strong><strong>İzmir Fransız Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda Şubat &#8211; Nisan 2012 tarihleri arasında ‘Osmanlı Arkeolojisi Seminerleri’ düzenleneceği bildirildi.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/dokuz-eylul-universitesinde-osmanli-arkeolojisi/arkeoloji-1-mart-afis-cdr/" rel="attachment wp-att-518"><img class="alignnone size-full wp-image-518" title="arkeoloji 1 MART afis.cdr" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/03/ottomanarchaeology.jpg" alt="" width="397" height="561" /></a></p>
<p>Halka açık olan seminer dizisinde yer alan etkinlikler şunlardır:</p>
<p>1 Mart 2012, saat 20.30’da Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Antropoloji Bölümü’nden Araş. Gör. Dr. Urungu Akgül: Osmanlı Arkeolojisi’nde Etnoarkeoloji Uygulamaları.</p>
<p>15 Mart 2012, saat 20.00’de Arkeolog Candan Kozanlı: Osmanlı Arkeolojisi’nde Arazi Uygulamaları: Alaçatı Hagia Triada Kilisesi Kazısı.</p>
<p>28 Mart 2012, saat 19.00’de Arkeolog Mustafa Anıl Feroğlu: İzmir İli’nde Osmanlı Arkeolojisi Uygulamaları: Bir Cami-Kilise. Osmanlı Arkeolojisinde ‘Devşirme’ Kavramı.</p>
<p>11 Nisan 2012, saat 19.00’de Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nden Araş. Gör. Dr. Nezihat Köşklük Kaya: Ege Bölgesi’nde Osmanlı Arkeolojisi Uygulamaları: Kula Taptuk Emre Türbesi.</p>
<p>Seminerler Fransız Kültür Merkezi’nin Cumhuriyet Bulvarı, no: 152, Alsancak, İzmir adresindeki salonunda düzenleniyor.</p>
<p><strong>Geniş bilgi için:</strong> Doç. Dr. Ergün Laflı, 0539 577 07 33 &amp;.</p>
<p><strong>Tel:</strong> 0 (232) 463 69 79</p>
<p><strong>Örütbağ:</strong> www.ifturquie.org</p>
<p>&nbsp;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fdokuz-eylul-universitesinde-osmanli-arkeolojisi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/dokuz-eylul-universitesinde-osmanli-arkeolojisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kibele’nin Torunları</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/kibelenin-torunlari/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/kibelenin-torunlari/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Mar 2012 11:22:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=510</guid>
		<description><![CDATA[ArkeoPera Sanat Galerisi 06 &#8211; 24 Mart 2012 günleri arasında Dilek Aydemir, Nur Günen, Nilay Mestçi Kermen, İnci Öktem, Emmanuelle Selimoğlu, Belgin Şahin, Zeynep Selimoğlu Torun ve Ayla Yalım&#8217;ın katılımıyla ‘Kibele&#8217;nin Torunları 2’ adlı bir karma resim ve heykel sergisinin gezilebileceği duyuruldu. Serginin açılışı İstanbul’da, Galatasaray’daki Petek Han’da kitapevi ve sanat galerisi olarak işletilen ArkeoPera’da, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ArkeoPera Sanat Galerisi 06 &#8211; 24 Mart 2012 günleri arasında </strong><strong>Dilek Aydemir, Nur Günen, Nilay Mestçi Kermen, İnci Öktem, Emmanuelle Selimoğlu, Belgin Şahin, Zeynep Selimoğlu Torun ve Ayla Yalım&#8217;ın </strong><em><strong>katılımıyla</strong></em><em> </em><strong>‘Kibele&#8217;nin Torunları 2’ adlı bir karma resim ve heykel </strong><strong>sergisinin gezilebileceği duyuruldu.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/kibelenin-torunlari/kibelebrosur-kopya/" rel="attachment wp-att-511"><img class="alignnone size-medium wp-image-511" title="kibelebrosur kopya" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/03/kibelebrosur-500x333.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p>Serginin açılışı İstanbul’da, Galatasaray’daki Petek Han’da kitapevi ve sanat galerisi olarak işletilen ArkeoPera’da, 06 Mart 2012 Salı günü 18.00&#8242;de bir kokteyle yapılacak.</p>
<p><strong>Sergi tanıtımında yer alan metin şöyle:</strong></p>
<p>Kadın Ana Kibele, antik Anadolu’nun tarihöncesi dönemlerinden gelen güçlü inanışlarından birisidir. Antik çağlarda yaşadığımız coğrafyanın kayalıklarında, korularında, çam ormanlarında, mağaralarında, çağlayanlarında, pınarlarında oturduğuna inanılarak ‘dağların anası’ olarak büyük saygı görmüş bir tanrıçadır. Tek tanrılı dinler öncesinde Anadolu insanının doğaya dönük inanç dünyasının da önde gelen simgelerinden birisidir. Efsanevi kralları Midas’la özdeşleşen Frigler, bu Anadolu tanrıçasını Balkanlar’dan getirdikleri inançla birleştirerek kayaların ecesi, dağların hakimesi, yaban hayvanlarının sahibesi olarak pınarların, çağlayanların, çam ormanlarının olduğu bütün doğa köşelerinde kutsamışlardır. ‘Dağların Anası’nın ritüellerinde yer alan ağaçlar; özellikle meşe, çam ve selvi de Kibele&#8217;ye adanmış üç kutsal ağacı oluşturmuştur.</p>
<p>Orta Avrupa&#8217;dan, Helenistik Dönemde Anadolu&#8217;ya göçen Galatlar da, Frigya Bölgesi&#8217;ne yerleştiklerinde Tanrılar Anası Kibele inancını benimsemiş, kırlarda, dağ yamaçlarındaki sunaklarda, adına dikilmiş taşlarda, kayaya oyulmuş basamaklı kutsal alanlardaki törenleri onların doğa ve hayvanlara yönelik inanç ve sevgileriyle bütünleşmiştir. Kibele’nin Pessinus (Ballıhisar / Sivrihisar) antik kentindeki tapınağının içinde saklanan idolü siyah bir gök taşı olarak büyük saygı görmüştür. ‘Dağların Hanımı’, ‘Anasız Bakire’ Kibele daha sonraları Hazreti Meryem&#8217;e kadar uzanan çizgide pek çok inancı ve kültürü etkilemiştir. Yaratıcılığın bu güçlü simgesi çağlar boyu sanatçıların da önemli bir esin kaynaklarından biri olmuştur.</p>
<p>Günümüzde sekiz sanatçı hanımın bir araya gelerek oluşturduğu ‘Kibele&#8217;nin Torunları’ grubu üyelerinin değişik sanat dallarındaki eserlerinden oluşan bu sergi de bizlere gerçek bir sanat şöleni sunmaktadır.</p>
<p><strong>Geniş bilgi için:</strong> Tel: 0 (212) 249 92 26</p>
<p><strong>e-posta:</strong> info@arkeopera.com</p>
<p><strong>Örütbağ:</strong> http://www.arkeopera.com/tr/index.asp</p>
<p>&nbsp;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fkibelenin-torunlari%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/kibelenin-torunlari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Divriği’de Mengücekoğulları</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/divrigide-mengucekogullari/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/divrigide-mengucekogullari/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 25 Feb 2012 14:14:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=503</guid>
		<description><![CDATA[Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, 29 Şubat 2012 Çarşamba günü, Necdet Sakaoğlu tarafından verilecek ’Divriği’de Mengücekoğulları Mimarisi ve Gelenekleri’ adlı bir sunum yapılacağını duyurdu. Divriğili bir öğretmen araştırmacı olan Necdet Sakaoğlu (doğum 1939), tarih, folklor ve edebiyat alanlarındaki araştırmalarıyla tanınıyor. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış çok sayıda makalesinin yanında yayınlanan kitapları şunlardır: Osmanlı Eğitim Tarihi (İletişim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı, 29 Şubat 2012 Çarşamba günü, Necdet Sakaoğlu tarafından verilecek ’Divriği’de Mengücekoğulları Mimarisi ve Gelenekleri’ adlı bir sunum yapılacağını duyurdu.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/divrigide-mengucekogullari/attachment/978975080898/" rel="attachment wp-att-504"><img class="alignnone size-full wp-image-504" title="978975080898" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/978975080898.jpg" alt="" width="397" height="581" /></a></p>
<p>Divriğili bir öğretmen araştırmacı olan Necdet Sakaoğlu (doğum 1939), tarih, folklor ve edebiyat alanlarındaki araştırmalarıyla tanınıyor. Çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmış çok sayıda makalesinin yanında yayınlanan kitapları şunlardır: Osmanlı Eğitim Tarihi (İletişim Yayınları, 1990), Cumhuriyet Dönemi Eğitim Tarihi (1991), Çeşm-i Cihan Amasra (1966), Türk Anadolu&#8217;da Mengücekoğulları (1971, 2005), Duru Tarih (1978), Divriği’de Ev Mimarisi (1978), Köse Paşa Hanedanı (1984), Tanzimat Tarihi Sözlüğü (1985), Amasra’nın Üç Bin Yılı (1987), Atatürk Düşüncesi (1995), Osmanlı Kentleri ve Yabancı Gezginler (1996), Milli Mücadele Albümü (1998), Bu Mülkün Sultanları 36 Osmanlı Padişahı (1999, 2000, 2002), Saray-ı Hümayun (2002), Osmanlı&#8217;dan Günümüze Eğitim Tarihi (2003).</p>
<p>Mengüçlü ya da Mengücekoğlu Beyliği, 11. yüzyıldan başlayan Anadolu’daki Selçuklu egemenliğini temsil etmektedir. Malazgirt Savaşı&#8217;na Alparslan’ın komutanı olarak katılan Mengücek Gazi, savaştan sonra Erzincan, Kemah, Divriği ve Şebinkarahisar bölgelerini kontrol altına almış ve bu bölgeler onun yönetimine verilmiştir (1080). Beylik, 1142 yılında Erzincan ve Divriği kollarına ayrılmıştır. I. Alaeddin Keykubat 1228 yılında Erzincan kolunu yöneten Mengücek Hanedanlığı’na son vermiştir. Divriği kolu ise 1252 yılında Selçukluların yönetimi altına girmiştir.</p>
<p>Dönemin bazı mimarlık kalıntıları Divriği&#8217;de halen ayakta durmaktadır. Bunlardan biri olan Kale Camisi; 1180 yılında Şahinşah Süleyman tarafından inşa ettirilmiştir. Divriği’deki Ulu Cami ise Mengücekoğullarından Ahmed Şâh tarafından 1228 &#8211; 89 yılları arasında yaptırılmıştır. Bu camiye daha sonra Behram Şah&#8217;ın kızı Turan Melek Dârüşşifa bölümünü ekletmiştir.</p>
<p>11. &#8211; 13. yüzyıllar arasında yaşamış olan Mengücekoğulları Beyliği ilk kez Necdet Sakaoğlu’nun Yapı ve Kredi Bankası Yayınları arasından çıkan ‘Türk Anadolu&#8217;da Mengücekoğulları’ adlı kitapta ayrıntısıyla incelenmiştir. Bu kitabın ön çalışması, Malazgirt Savaşı’nın 900. yıldönümü nedeniyle 1971’de yayınlanış ve Ali Naci Karacan Armağanı’na değer görülmüştür. Yeni baskı bu yayının geliştirilmiş halidir.</p>
<p>Kültür Bilincini Geliştirme Vakfı’nın düzenlediği konferansa katılım için 0 (212) 347 24 25 numaralı telefondan Kerem Günsoy’u arayarak yer ayırtmak gerekiyor.</p>
<p><strong>Adres:</strong> Nejat Eczacıbaşı Binası, Sadi Konuralp Caddesi, No: 5, Şişhane 34433 İstanbul</p>
<p><strong>Telefon:</strong> 0212 3340700</p>
<p><strong>Genelağ:</strong> http://www.saloniksv.com/tr</p>
<p>&nbsp;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fdivrigide-mengucekogullari%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/divrigide-mengucekogullari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pamphylia’da Aiol ve Dor Kolonizasyonlarının İzleri</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/pamphyliada-aiol-ve-dor-kolonizasyonlarinin-izleri/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/pamphyliada-aiol-ve-dor-kolonizasyonlarinin-izleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Feb 2012 10:17:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Ortaçağ Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı’nın, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak’ı bir konferans vermek üzere davet ettiği bildirildi. Üniversitenin DESEM salonlarında verilecek olan konferans ‘Pamphylia&#8217;da Aiol ve Dor Kolonizasyonlarının İzleri’ başlığını taşıyor. 2 Mart 2012 Cuma günü saat 20.00’de gerçekleşecek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, Ortaçağ Arkeolojisi Anabilim Dalı Başkanlığı’nın, </strong><strong>Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Dilleri ve Kültürleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Adak’ı bir konferans vermek üzere davet ettiği bildirildi.</strong></p>
<p>Üniversitenin DESEM salonlarında verilecek olan konferans ‘Pamphylia&#8217;da Aiol ve Dor Kolonizasyonlarının İzleri’ başlığını taşıyor. 2 Mart 2012 Cuma günü saat 20.00’de gerçekleşecek olan etkinliğe tüm bilim ve sanat camiasının katılımı beklenmektedir.</p>
<p><strong>Geniş bilgi için:</strong> Doç. Dr. Ergün LAFLI, 0 (539) 577 07 33, 0 (232) 463 69 79</p>
<p><strong>Örütbağ:</strong> www.ifturquie.org</p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/pamphyliada-aiol-ve-dor-kolonizasyonlarinin-izleri/1274500303-srt-2/" rel="attachment wp-att-497"><img class="alignnone size-medium wp-image-497" title="1274500303 SRT" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/1274500303-SRT1-500x333.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fpamphyliada-aiol-ve-dor-kolonizasyonlarinin-izleri%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/pamphyliada-aiol-ve-dor-kolonizasyonlarinin-izleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Büyük Saray İçin Akademisyenler Basın Duyurusu Yaptı</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/buyuk-saray-icin-akademisyenler-basin-duyurusu-yapti/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/buyuk-saray-icin-akademisyenler-basin-duyurusu-yapti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:04:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=489</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’deki 17 üniversite ile yurtdışındaki bazı üniversitelerden 51 Bizans tarihi, sanatı, mimarlığı ve arkeolojisi uzmanı, Sultanahmet&#8217;teki otel inşaatı nedeniyle yok edilen Bizans Büyük Sarayı kalıntıları için bir basın duyurusu yaptı. Harvard, Leiden ve Oxford üniversitelerinden uzmanlar da duyurunun altına imza attı. Duyuru şöyle: Türkiyeli Bizans uzmanları olarak yetkilileri ve halkımızı İstanbul Tarihi Yarımada&#8217;ya sahip çıkmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’deki 17 üniversite ile yurtdışındaki bazı üniversitelerden 51 <strong>Bizans tarihi, sanatı, mimarlığı ve arkeolojisi uzmanı,</strong></strong><strong> </strong><strong>Sultanahmet&#8217;teki otel inşaatı nedeniyle yok edilen Bizans Büyük Sarayı kalıntıları için bir basın duyurusu yaptı. Harvard, Leiden ve Oxford üniversitelerinden uzmanlar da duyurunun altına imza attı.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/buyuk-saray-icin-akademisyenler-basin-duyurusu-yapti/kucukayasofya-2/" rel="attachment wp-att-490"><img class="alignnone size-full wp-image-490" title="kucukayasofya" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/kucukayasofya1.jpg" alt="" width="425" height="468" /></a></p>
<p>Duyuru şöyle:</p>
<p>Türkiyeli Bizans uzmanları olarak yetkilileri ve halkımızı İstanbul Tarihi Yarımada&#8217;ya sahip çıkmaya çağırıyoruz Bizans tarihi, sanatı, mimarlığı ve arkeolojisi uzmanı öğretim üyeleri ve kentine sahip çıkan bireyler olarak, İstanbul, Sultanahmet Mahallesi, Küçükayasofya Caddesi ve Şifa Hamamı Sokak&#8217;ın birleştiği yerdeki inşaat ile ilgili gelişmeleri derin bir kaygı ile karşılıyoruz. Sultanahmet Mahallesi, 98 ada, 22 – 32 &#8211; 33 parsellerdeki binalar son bir kaç ay içinde yıkılmakla kalmamış, temel kazısında karşılaşılan Bizans ya da Bizans öncesi döneme ait tarihi duvarlar yerle bir edilmiştir. İstanbul Arkeoloji Müzeleri uzmanları tarafından bu yıkımın 15 Aralık 2011 tarihli bir raporla tespit edilmesine ve gerekli mercilere iletilmesine rağmen söz konusu yerde Şubat ayının başı itibarıyla beş katlı yeni bir bina inşa edilmiştir. Yıkımın 4 Numaralı Koruma Kurulu&#8217;nun gündemine 18 Ocak 2012 tarihinde, yani bir ay gibi çok geç bir tarihte alınması ve Fatih Belediyesi yetkililerinin iddia ettikleri gibi müteaddit kereler kontrol yapmalarına ve iki kez mühürlemelerine rağmen inşaatın beş katının da bitmiş olması açıklama gerektiren durumlardır. 8 Şubat 2012 tarihinde Kültür Bakanlığı ve Fatih Belediyesi&#8217;nin yeni yapılan binayı yıkma yönünde karar almaları kendi içinde doğru bir karar olsa da yok edilen duvarları geri getirmeyecektir. Önce sorunun ortaya çıkmasına katkıda bulunup sonra onu çözmeye çalışmak yerine olası sorunların önlemini baştan almak ilerde başka tarihi eserlerin yok olmasını engelleyecektir.</p>
<p>Tarihi Yarımada Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine tarihlenen yeraltı ve yerüstü kalıntıları ile sadece Türkiye&#8217;nin değil, Dünya Mirası Listesi&#8217;nde olmasının da gösterdiği gibi, dünyanın göz bebeğidir. Bizans ve Osmanlı imparatorluklarının dini ve siyasi merkezini temsil eden yapılara ev sahipliği yapması sebebiyle özellikle Sultanahmet bölgesi çok daha dikkatli bir şekilde korunmalı, bu bölgede yapılacak her türlü inşaat faaliyeti, yerel yönetimlerin, müzelerin, koruma kurulunun ve akademik çevrelerin çok daha etkin ve bilinçli işbirliği ile denetlenmelidir. İstanbul&#8217;un tarihi mirası kurumların vurdumduymazlığına ve kişilerin açgözlülüğüne kurban edilmeyecek kadar değerlidir.</p>
<p><strong>Bizans Tarihi, Sanatı, Mimarlığı ve Arkeolojisi Uzmanları:</strong></p>
<p>- Ali Tirali, Doktora Öğr., EHESS &#8211; Boğaziçi Üniversitesi</p>
<p>- Anestis Vasilakeris, Dr., Boğaziçi Üniversitesi</p>
<p>- Ayça Tiryaki, Yard. Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Aygül Ağır, Doç. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi</p>
<p>- Ayla Ödekan, Prof. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi</p>
<p>- Ayşın Özügül, Yard. Doç. Dr., Uludağ Üniversitesi</p>
<p>- Bedia Yelda Uçkan, Prof. Dr., Anadolu Üniversitesi</p>
<p>- Birsel Küçüksipahioğlu, Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Buket Coşkuner, Dr.</p>
<p>- Buket Kitapçı Bayrı, Öğr. Gör. Dr., Bilgi Üniversitesi</p>
<p>- Dirk Krausmüller, Yard. Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi</p>
<p>- Ebru Altan, Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Ebru Parman, Prof. Dr., Anadolu Üniversitesi</p>
<p>- Ece Turnator, Doktora Öğr., Harvard Üniversitesi</p>
<p>- Elif Keser-Kayaalp, Yard. Doç. Dr., Mardin Artuklu Üniversitesi</p>
<p>- Elmon Hançer, Dr.</p>
<p>- Engin Akyürek, Prof. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Esra Güzel Erdoğan, Öğr. Gör. Dr., Marmara Üniversitesi</p>
<p>- Fahriye Bayram, Doç. Dr., Pamukkale Üniversitesi</p>
<p>- Ferda Barut, Öğr. Gör., Kapadokya Meslek Yüksek Okulu</p>
<p>- Feride İmrana Altun, Doktora Öğr., Ege Üniversitesi</p>
<p>- Feridun Özgümüş, Doç. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Filiz İnan, Öğr. Gör. Dr., Uludağ Üniversitesi</p>
<p>- Gökçen Kurtuluş Öztaşkın, Öğr. Gör., Pamukkale Üniversitesi</p>
<p>- Günder Varinlioğlu, Dr., Dumbarton Oaks Araştırma Kütüphanesi</p>
<p>- Koray Durak, Yard. Doç. Dr., Boğaziçi Üniversitesi</p>
<p>- Kutlu Akalın, Dr.</p>
<p>- Lale Doğer, Yard. Doç. Dr., Ege Üniversitesi</p>
<p>- Melda Ermiş, Ar. Gör. Dr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Merih Danalı, Doktora Öğr., Harvard Üniversitesi</p>
<p>- Meryem Acara Eser, Dr., Cumhuriyet Üniversitesi</p>
<p>- Mete Mimiroğlu, Doktora Öğr., Selçuk Üniversitesi</p>
<p>- Metin Ahunbay, Prof. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi</p>
<p>- Mine Kadiroğlu &#8211; Leube, Prof. Dr. Anadolu ve Çevresinde ORTAÇAĞ&#8217;ın editörü</p>
<p>- Muradiye Öztaşkın, Öğr. Gör., Pamukkale Üniversitesi</p>
<p>- Mustafa Daş, Doç. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi</p>
<p>- Nevra Necipoğlu, Prof. Dr., Boğaziçi Üniversitesi</p>
<p>- Nilgün Elam, Öğr. Gör. Dr., Anadolu Üniversitesi</p>
<p>- Nilüfer Peker, Öğr. Gör. Dr., Başkent Üniversitesi</p>
<p>- Nirva Yanıkbaca, Doktora Öğr., İstanbul Üniversitesi</p>
<p>- Örgü Dalgıç, Dr., Amerikan Katolik Üniversitesi</p>
<p>- Paul Magdalino, Prof. Dr., Koç Üniversitesi</p>
<p>- Scott Redford, Prof. Dr., Koç Üniversitesi</p>
<p>- Sema Doğan, Prof. Dr., Hacettepe Üniversitesi</p>
<p>- Suna Çağaptay, Yard. Doç. Dr., Bahçeşehir Üniversitesi</p>
<p>- Şahin Kılıç, Ar. Gör. Dr., Uludağ Üniversitesi</p>
<p>- Turhan Kaçar, Prof. Dr., Pamukkale Üniversitesi</p>
<p>- Yalçın Mergen, Öğr. Gör. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi</p>
<p>- Yaman Dalanay, Doktora Öğr., Oxford Üniversitesi</p>
<p>- Yasemin Bağcı, Doktora Öğr., Amsterdam &amp; Leiden Üniversitesi</p>
<p>- Zeliha Demirel Gökalp, Yard. Doç. Dr., Anadolu Üniversitesi</p>
<p>- Zeynep Ahunbay, Prof. Dr., İstanbul Teknik Üniversitesi</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fbuyuk-saray-icin-akademisyenler-basin-duyurusu-yapti%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/buyuk-saray-icin-akademisyenler-basin-duyurusu-yapti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Silifke’de Kültürel Mirasın Korunması Eğitimi Başladı</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/silifkede-kulturel-mirasin-korunmasi-egitimi-basladi/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/silifkede-kulturel-mirasin-korunmasi-egitimi-basladi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 19 Feb 2012 20:56:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=483</guid>
		<description><![CDATA[Mersin&#8217;in Silifke İlçesi’nde ilköğretim çağı çocukları arasında, ‘Arkeolojik Kültürel Değerlerin Korunması’ başlığı altında, insanlık geçmişine ait tarih ve kültür varlıklarının tanınması ve korunması bilincinin geliştirilmesini amaçlayan bir eğitim kampanyası başlatıldığı bildirildi. İlköğretim okullarına yönelik olduğu belirtilen ‘Kültürel Mirasımızı Koruma Eğitim Seminerleri’ adlı etkinlik, Silifke Belediyesi ve Arkeo &#8211; Sev işbirliğiyle 16 Şubat &#8211; 16 Mayıs [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Mersin&#8217;in Silifke İlçesi’nde ilköğretim çağı çocukları arasında, ‘Arkeolojik Kültürel Değerlerin Korunması’ başlığı altında, insanlık geçmişine ait tarih ve kültür varlıklarının tanınması ve korunması bilincinin geliştirilmesini amaçlayan bir eğitim kampanyası başlatıldığı bildirildi.</strong></p>
<p>İlköğretim okullarına yönelik olduğu belirtilen ‘Kültürel Mirasımızı Koruma Eğitim Seminerleri’ adlı etkinlik, Silifke Belediyesi ve Arkeo &#8211; Sev işbirliğiyle 16 Şubat &#8211; 16 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek.</p>
<p>Cennet ve Cehennem Obrukları, Jüpiter Tapınağı, Astım Mağarası, Uzuncaburç &#8211; Olba ören yeri, Hamamlar, Ayetekla, Silifke Kalesi, Tokmar Kalesi, Liman Kalesi gibi binlerce yıllık, dünya çapında ünlü arkeolojik &#8211; tarihi zenginlikleri barındıran Silifke’de, Arkeo-Sev Platformu ile ‘Silifke Arkeoloji ve Tarih Grubu’ gönüllüleri uzun süreli bir eğitim çalışması başlatmak istiyorlardı. Bu amaca yönelik olarak, Silifke Belediyesi&#8217;nin de verdiği destekle, ilk etapta beş ilköğretim okulunda eğitim seminerleri verilmeye başlandı.</p>
<p>Seminer çalışmaları, Arkeo &#8211; Sev gönüllü eğitmenleri ile öğretim üyesi arkeolog Lütfiye Clarke, Kültür Bakanlığı&#8217;ndan emekli Hayati Eker ve öğretmen Göktürk Tolga Togay tarafından yürütülecek.</p>
<p>Seçilen ilköğretim okullarının 4. ve 5. sınıflarında bulunan 1.100 öğrenci, kampanyanın öncelikli hedef kitlesi olarak belirlenmiş. Soru &#8211; yanıt biçiminde düzenlenen sunumlarda arkeolojik varlıkların tüm insanlığın kültür emanetleri olarak korunmasının önemi ve gereğinden yola çıkılarak, öğrencilere farklı türdeki arkeolojik tahribatlara karşı korumacılık anlayışı kazandırılmak isteniyor.</p>
<p>Yerel medya tarafından da destek verilmesi istenen seminer programına ve ayrıntılara için &lt;http://arkeosev.blogspot.com/2011/10/mersin-akdeniz-ilcesinde-arkeolojik.html&gt; adresine bakılabilir.</p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/silifkede-kulturel-mirasin-korunmasi-egitimi-basladi/arkeosev-srt/" rel="attachment wp-att-484"><img class="alignnone size-full wp-image-484" title="arkeosev SRT" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/arkeosev-SRT.jpg" alt="" width="300" height="200" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fsilifkede-kulturel-mirasin-korunmasi-egitimi-basladi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/silifkede-kulturel-mirasin-korunmasi-egitimi-basladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yok Edilen Bizans Sarayı</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/yok-edilen-bizans-sarayi/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/yok-edilen-bizans-sarayi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 14 Feb 2012 10:27:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=472</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yok edilip yerine otel yapılan Bizans kalıntıları epey gürültü kopardı. Bu gürültünün nedeni herhalde olayın İstanbul’un orta yerinde yaşanmış olması. Yoksa söz konusu yapı Türkiye’de yok edilen ilk kültür varlığı değil; bu tür katliamlar yıllardır yapılıyor. Çıkan haberlere göre, yok edilen yapı Bizans Büyük Sarayı’na ait kalıntılardan. Ancak şimdiye kadar herhangi bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yok edilip yerine otel yapılan Bizans kalıntıları epey gürültü kopardı. Bu gürültünün nedeni herhalde olayın İstanbul’un orta yerinde yaşanmış olması. Yoksa söz konusu yapı Türkiye’de yok edilen ilk kültür varlığı değil; bu tür katliamlar yıllardır yapılıyor. </strong></p>
<p>Çıkan haberlere göre, yok edilen yapı Bizans Büyük Sarayı’na ait kalıntılardan. Ancak şimdiye kadar herhangi bir uzman çıkarak orada tam olarak neyin yok edildiğini açıklamış değil.</p>
<p>‘Büyük Saray’ diye de adlandırılan Bizans Dönemi İmparatorluk Sarayı’nın, Hipodrom’un aşağısında, denize bakan arazide yer aldığı biliniyor. Ancak bu saray büyük bir bina değil, birbirlerine merdiven, koridor ve geçitlerle bağlanan, bahçeler içine dağılmış yapılar topluluğu olarak düşünülmeli.</p>
<p>İstanbul’daki tarihsel kalıntılar ilk kez yok edilmiyor. Daha önce, 1204 yılındaki Latin işgali sırasında kentin bütün binaları yerle bir edilmişti. Bu saldırılar sırasında kullanılmaz hale gelen Büyük Saray bölgesi, 1420&#8242;lere gelindiğinde bir harabe görünümünde idi. Giderek yoğunlaşan yapılar 1912 yılındaki büyük yangında yok oldu ve Büyük Saray’ın kalıntıları ortaya çıktı. Hemen ertesi yıl Alman araştırmacılar bölgede arkeolojik incelemelere başladı. Birinci Büyük Savaş nedeniyle kesintiye uğrayan bu araştırmaların sonuçları 1934 yılında ‘Die Kaiserpaläste von <em>Konstantinopel zwischen Hippodrom</em> und Marmara – Meer’ adlı bir kitapta toplandı.</p>
<p>Savaştan sonra İstanbul’un tarihsel kalıntıları araştırmacı ve ziyaretçilerin ilgisini çekmeye başladığından, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti 1934 yılında bölgeye inşaat yasağı getirdi. Ancak bu yasak yapılaşmayı önleyemedi. Uzmanlar bugüne kadar inşaat firmalarıyla adeta köşe kapmaca oynayarak araştırmalarını sürdüre geldiler.</p>
<p>Eski İstanbul’un bu kesiminde ilk saray yapılarının 4. yüzyılda kurulduğu ve bunlara 11. yüzyıla kadar yeni yapıların eklendiği saptanmış durumdadır. I. Konstantinus tarafından yaptırılan ilk binalar arasında Daphne Sarayı, Magnaura ve Khalke bulunuyor. 1998 yılında Ayasofya’nın hemen yanında, eski Sultanahmet Hapishanesi’nin yerine inşa edilen otelin yapımı sırasında Bizans Büyük Sarayı’na ait olabileceği söylenen bazı kalıntılar ortaya çıkmıştı. Bu kalıntılar bir kabul salonu olan Magnaura ile kubbeli bir yapı olduğu düşünülen Khalke’ye ait temellerdi. Daphne Sarayı ise çoktan Sultanahmet Camisi altında kaldı.</p>
<p>S. Eyice’nin 1988 yılında, Sanat Tarihi Araştırmaları Dergisi’nin 3. sayısında çıkan bir incelemesi, Büyük Saray ve çevresine hangi yüzyılda hangi yapının kurulduğunu anlatıyor. Bu yapıların hepsi bugün Küçük Ayasofya ve Sultanahmet mahalleleri içinde dağılmış durumdadır.</p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/yok-edilen-bizans-sarayi/kucukayasofya/" rel="attachment wp-att-473"><img class="alignnone size-full wp-image-473" title="kucukayasofya" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/kucukayasofya.jpg" alt="" width="425" height="468" /></a></p>
<p>Yeni yok edilen saray kalıntılarının yakınında yine Büyük Saray&#8217;a ait olduğu düşünülen bazı başka kalıntılar, Medrese Sokak&#8217;ta yapılan bir inşaat sırasında ortaya çıktı. Bugün olduğu yerde duran bu kalıntılar kendi kaderiye baş başa kalmış durumdadır.</p>
<p>Küçük Ayasofya Caddesi üzerindeki Eresin Oteli&#8217;nin inşaatı sırasında da bazı Bizans kalıntıları ortaya çıktı. Bugün otelin lobisinde duran kalın tuğla duvarlar ile kahvaltı salonunun bir köşesindeki mozaik taban parçası gidilip görülebilir.</p>
<p>Küçük Ayasofya Camisi’nin doğusundaki surlarda bulunan Çatladıkapı, Bizans döneminde ‘Aslanlı Kapı’ diye anılıyordu ve demiryolu inşaatı sırasında çoktan yok edildi. Aynı durum daha doğudaki Bukoleon Sarayı’nın da başına geldi. Binanın arka bölümü tamamen yok edildi. Ön kısmı ise korumadan uzak bir halde ayakta duruyor. Nitekim geçtiğimiz yıl saray kalıntılarının yağmalandığı gündeme gelmişti (http://www.kesfetmekicinbak.com/gundem/04190).</p>
<p>1951 &#8211; 1954 yılları arasında bölgede yürütülen arkeolojik çalışmalar sırasında, Büyük Saray’a ait olduğu düşünülen mozaikler ortaya çıkarıldı. 6. yüzyıla ait olduğu anlaşılan bu mozaikler 1983 &#8211; 1997 yılları arasında TC Kültür Bakanlığı ile Avusturya Bilimler Akademisi işbirliğinde onarıldı ve bulunduğu yere ‘Büyük Saray Mozaik Müzesi’ adlı bir müze kuruldu.</p>
<p>Müzenin batısında, bugünkü Nakilbent Sokak’ta uzun bir sarnıç bulunuyor ve tayproject.org’da yazdığına göre 2004 yılında sarnıcın üzerine bir bina inşa edilmiş.</p>
<p>Yine aynı yerde yazdığına göre, Hasanağa Nakilbent Camisi&#8217;nin karşısında tonozlu bir yapının üzerine çay bahçesi kurulmuş ve beton dökülmüş, yapının içi ise molozla doldurulmuş.</p>
<p>Günümüz Türkiye’si, ideolojik anlamda yüklüce bir bölümü ‘muhafazakar’, yani kelime anlamıyla ‘korumacı’ sayılabilecek bir toplum yapısına sahip. Buna karşın tarihsel kalıntıların bir türlü korunamaması önemli bir çelişki oluşturuyor.</p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/yok-edilen-bizans-sarayi/buyuksaray/" rel="attachment wp-att-474"><img class="alignnone size-full wp-image-474" title="buyuksaray" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/buyuksaray.jpg" alt="" width="425" height="522" /></a></p>
<p>Türkiye’de kültür varlıklarını yeterli ölçüde korumak için eldeki yasa ve yönetmelikler kullanılıyor. Yok edilen Bizans yapısı da bu yasa ve yönetmeliklere dayanarak çoktan koruma altına alınmış idi. Sorun da zaten yasa ve yönetmeliklerden kaynaklanıyor değil. Eğer İstanbul gibi kalabalık bir anakentte, yasal koruma altındaki tarihsel bir yapı yok ediliyorsa, demek ki “burada ne oluyor?” diye soracak kimse kalmamış.</p>
<p>Tabi, bu noktada Küçük Ayasofya esnafını ayrı tutmak gerekir. Çünkü anlaşıldığı kadarıyla olay onların şikâyetleri üzerine ortaya çıkmış. Ancak geç kalınmış. Yani İstanbul’da tüm üniversiteliler, tüm müzeciler, tüm kurul elemanları, tüm belediyeciler, tüm dernekler, tüm vakıflar ve tüm medya olayın farkında bile olmadan kalıntılar yok edilmiş.</p>
<p>&nbsp;</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fyok-edilen-bizans-sarayi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/yok-edilen-bizans-sarayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye’de Müzeler, Taşınabilir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Satabilecek</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/turkiyede-muzeler-tasinabilir-kultur-ve-tabiat-varliklarini-satabilecek/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/turkiyede-muzeler-tasinabilir-kultur-ve-tabiat-varliklarini-satabilecek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 12 Feb 2012 13:43:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=465</guid>
		<description><![CDATA[Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklikler 19 Ocak 2012 günlü Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre tasnif ve tescile tabi olup müzelere alınmasına gerek görülmeyen kültür ve tabiat varlıkları ile etütlük nitelikli kültür ve tabiat varlıkları devlet eliyle satılabilecek. Yönetmeliğin ‘Tasnif ve tescile tabi olup müzelere [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Korunması Gerekli Taşınır Kültür ve Tabiat Varlıklarının Tasnifi, Tescili ve Müzelere Alınmaları Hakkında Yönetmelikte yapılan değişiklikler 19 Ocak 2012 günlü Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre tasnif ve tescile tabi olup müzelere alınmasına gerek görülmeyen kültür ve tabiat varlıkları ile etütlük nitelikli kültür ve tabiat varlıkları devlet eliyle satılabilecek.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/turkiyede-muzeler-tasinabilir-kultur-ve-tabiat-varliklarini-satabilecek/dsc0256-srt/" rel="attachment wp-att-467"><img class="alignnone size-medium wp-image-467" title="DSC0256 SRT" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/DSC0256-SRT-500x332.jpg" alt="" width="500" height="332" /></a></p>
<p>Yönetmeliğin ‘Tasnif ve tescile tabi olup müzelere alınmasına gerek görülmeyen kültür ve tabiat varlıkları ile etütlük nitelikli kültür ve tabiat varlıkları’ başlıklı 10. maddesinde yapılan değişiklikler 19 / 01 / 2012 gün ve 28.178 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.</p>
<p>Buna göre yönetmeliğin 10. maddesinin 4. paragrafı şöyle:<strong> ‘</strong>Müzeye getirilen ve bir yıl içinde sahiplerince geri alınmayan varlıklar müzelerde korunabilir, durumlarına uygun olarak kayıt altına alınabilir veya usulüne uygun olarak devletçe satılabilir.’</p>
<p>Aynı yerdeki 5. paragraf ise şöyle: ‘Değerlendirme komisyonu tarafından müzeye alınmasına gerek duyulmayan tescile tabi taşınır kültür ve tabiat varlıkları, envanter bilgileri çıkartılarak müze emanetinde alıkonulur. Bu şekilde değerlendirilen taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile komisyon tarafından etütlük eser olarak tasnif edilen ve müzeye alınmasına gerek görülmeyen taşınır varlıkların Bakanlık denetimindeki özel müze veya koleksiyoncuların envanterlerine kaydedilmek üzere satışına izin verilir. Bir yıl içerisinde özel müzelere veya koleksiyonculara devri gerçekleşmeyen bu taşınır kültür ve tabiat varlıkları durumlarına uygun olarak müzelerde kayıt altına alınır.‘</p>
<p>Fotoğraf: İsmail Şahinbaş</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fturkiyede-muzeler-tasinabilir-kultur-ve-tabiat-varliklarini-satabilecek%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/turkiyede-muzeler-tasinabilir-kultur-ve-tabiat-varliklarini-satabilecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ICOM Türkiye Müzeleri İçin Bildiri Yayınladı</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/icom-turkiye-muzeleri-icin-bildiri-yayinladi/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/icom-turkiye-muzeleri-icin-bildiri-yayinladi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 18:56:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[GÜNCEL]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=457</guid>
		<description><![CDATA[Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), ICOM Türkiye Milli Komitesi’ne 17 Ocak 2012 tarihli bir mektup göndermiş ve Yürütme Kurulu’nun 4 &#8211; 5 Aralık 2011 günlerinde yapılan 121. oturumunda Türkiye’nin mevcut ICOM temsilcilerine tanınan yetkilerin kaldırıldığını, ayrıca bu yetkilerin daha sonra başka bir kuruluşa devredileceğini resmen bildirmişti. Buna ek olarak Türkiye’deki müzeler konusunda bir de bildiri yayınlandı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), ICOM Türkiye Milli Komitesi’ne 17 Ocak 2012 tarihli bir mektup göndermiş ve Yürütme Kurulu’nun 4 &#8211; 5 Aralık 2011 günlerinde yapılan 121. oturumunda Türkiye’nin mevcut ICOM temsilcilerine tanınan yetkilerin kaldırıldığını, ayrıca bu yetkilerin daha sonra başka bir kuruluşa devredileceğini resmen bildirmişti. Buna ek olarak Türkiye’deki müzeler konusunda bir de bildiri yayınlandı. </strong></p>
<p>UNESCO tarafından desteklenen ICOM’un başkanı Julien Anfruns geçtiğimiz günlerde yaptığı basın açıklamasında, “Türkiye’de ilgili bakanlık tarafından desteklenen Türkiye komitesi, 2010 yılından beri tartışılmasına karşın ne yazık ki zamanında hareket etmedi” dedi. Anfruns, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde yer alan ICOM Türkiye Milli Komitesi’nin yeni üye kabul etmekte isteksiz davranmasının ve ICOM’un Genel Toplantılarına katılmamasının ICOM Yürütme Kurulu’nun son toplantısında ele alındığını hatırlattı. Bu yüzden Türkiye’de ICOM Türkiye adıyla kurulacak bir derneğin ICOM bünyesinde Türkiye müzeleriyle ilgili yeni komiteyi oluşturabileceğini kaydetti. “Bu yeni organizasyon asla siyasallaşmayacaktır” diyen Anfruns, son on yılda Türkiye müzelerinde yaşanan gelişmeleri incelediklerini ve bir bildiri haline getirdiklerini söyledi.</p>
<p>Hazırlanan bildiride bir yandan Türkiye’de müzelerin modernizasyonu devam ederken, diğer yandan özellikle tanıtım ve halkla ilişkiler bakımından özel müzelerin ağırlığının giderek daha fazla hissedildiğine dikkat çekiliyor.</p>
<p>Türkiye’nin ekonomik yapısının da göz önüne alındığı ICOM bildirisinde, 2011 yılının üçüncü çeyreğinde ülkedeki gayri safi milli hâsılanın bir önceki yıla göre % 8,2 oranında artığı, buna karşılık aynı dönemde Türkiye&#8217;de kültür işlerine ayrılan bütçe artışının % 0.04 oranında kaldığına vurgu yapılıyor.</p>
<p>ICOM bildirisinde, “Bakanlığın ulusal bütçeden payı çarpıcı bir biçimde küçük kalmaktadır. Devlet tarafından işletilen müze sayısının artması bakanlık tarafından finanse edilen müze sayısının da artması anlamına geliyor” sözleriyle Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinin daha da küçüldüğüne işaret ediliyor. Bu sorunun ancak özel sermaye gibi başka finans kaynakları bulunarak aşılabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Bildiride ayrıca, işleyişindeki bağımlı, bürokratik ve karmaşık sistem nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı eleştiriliyor. Bu nedenle bakanlığın özel müzelerle arasında sorunlar yaşandığı belirtiliyor. Yasa ve yönetmeliklerle de desteklenen bu sistemde müze yönetimlerinin kendi karar mekanizmalarını oluşturamadığına, kararları merkezi otoritenin aldığına vurgu yapılıyor. Bakanlık yetkililerinin ise bu konuda bir yorum yapmaktan kaçındığı ifade ediliyor.</p>
<p>ICOM Türkiye Milli Komitesi’nin, Türkiye’nin mevcut ICOM temsilcilerine tanınan yetkilerinin kaldırılması kararı üzerine ICOM’a 31 Aralık 2011 günlü bir mektup yazdığı haberleri basında yer aldı. Bu mektupta ICOM Yürütme Kurulu’nun gerçekdışı ve hiçbir temele dayanmayan bir takım art niyetli bilgilendirmelerle yanıltılmış olduğunun altı çizildiği ve Türkiye Milli Komitesi aleyhinde alınan kararın yeniden gözden geçirilmesinin istendiği söyleniyor. Oysa ICOM buna, 17 Ocak 2012 günü Yürütme Kurulu kararlarını içeren resmi mektubuyla karşılık verdi. Ayrıca ICOM Başkanı Julien Anfruns Ocak ayı sonunda konuyla ilgili bir basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Geçtiğimiz Ekim ayında ilk Genel Kurulu’nu yapan Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği Başkanı Suay Aksoy, ICOM’un bir sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çekti ve konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Türkiye Milli Komitesi feshedilmedi, akreditasyonu geri alındı. Komite ile ilgili çeşitli tatminsizlikler söz konusuydu. Katılımcı bir düzen yoktu ve üye almakta, şeffaf olmakta biraz gönülsüz olmuştu galiba. Şimdi ICOM, milli komiteyi bize vermek istiyor. Biz de bir sivil toplum kuruluşu olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere tüm müzelerle işbirliği içinde yürütmek istiyoruz bu işi. ICOM’un bu kararı ile Türkiye Milli Komitesi’nin artık gerçek bir sivil toplum kuruluşu niteliğine kavuşacaktır. Daha katılımcı, daha paylaşımcı bir yapılanma ihtiyacı var. Bu açıdan baktığınız zaman ICOM akreditasyonunun el değiştirmesi ülkemizin ve Kültür Bakanlığı’nın övünebileceği bir görev değişimidir. İçtenlikle böyle düşünüyorum.”</p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/icom-turkiye-muzeleri-icin-bildiri-yayinladi/icom-srt/" rel="attachment wp-att-458"><img class="alignnone size-medium wp-image-458" title="icom SRT" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/icom-SRT-500x333.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Ficom-turkiye-muzeleri-icin-bildiri-yayinladi%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/icom-turkiye-muzeleri-icin-bildiri-yayinladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu’da Kerpiç Mimari</title>
		<link>http://anabasis.com.tr/anadoluda-kerpic-mimari/</link>
		<comments>http://anabasis.com.tr/anadoluda-kerpic-mimari/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 17:59:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editor</dc:creator>
				<category><![CDATA[ETKİNLİK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://anabasis.com.tr/?p=450</guid>
		<description><![CDATA[ArkeoPera bu haftaki Cumartesi Toplantısı’nda Nezih Başgelen’in ‘Anadolu’da Kerpiç Mimari’ adlı bir sunum yapacağı bildirildi. İstanbul’da, Galatasaray’daki Petek Han’da kitapevi ve sanat galerisi olarak işletilen ArkeoPera’da, Cumartesi günleri belli konu başlıklarında toplantılar düzenleniyor. Bu haftaki toplantı da her zaman olduğu saat 16:00 &#8211; 18:30 arasında düzenlenecek. Nezih Başgelen hakkında verilen bilgide şöyle deniliyor: 1978&#8242;de konusunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>ArkeoPera bu haftaki Cumartesi Toplantısı’nda Nezih Başgelen’in ‘Anadolu’da Kerpiç Mimari’ adlı bir sunum yapacağı bildirildi.</strong></p>
<p><a href="http://anabasis.com.tr/anadoluda-kerpic-mimari/20051205f/" rel="attachment wp-att-452"><img class="alignnone size-medium wp-image-452" title="20051205F" src="http://anabasis.com.tr/wp-content/uploads/2012/02/20051205F-500x353.jpg" alt="" width="500" height="353" /></a></p>
<p>İstanbul’da, Galatasaray’daki Petek Han’da kitapevi ve sanat galerisi olarak işletilen ArkeoPera’da, Cumartesi günleri belli konu başlıklarında toplantılar düzenleniyor. Bu haftaki toplantı da her zaman olduğu saat 16:00 &#8211; 18:30 arasında düzenlenecek.</p>
<p>Nezih Başgelen hakkında verilen bilgide şöyle deniliyor: 1978&#8242;de konusunda ülkemizdeki ilk popüler yayın olan Arkeoloji ve Sanat Dergisi&#8217;ni çıkardı. Dört ayda bir yayınlanan derginin en son 138. sayısı çıkarılmıştır. 1982&#8242;de kurduğu Arkeoloji ve Sanat Yayınları&#8217;nda yurdumuzun zengin tarihi eserleri, eski uygarlıkları hakkında araştırma, inceleme, el kitapları, kataloglar, gezi rehberleri gibi 21 temel dizi üzerinden 400&#8242;e yakın başvuru eserinin yayımını gerçekleştirmiştir.</p>
<p>1986&#8242;da Türkiye&#8217;nin tarihi doğal ve turistik değerlerine dönük hizmet veren görsel doküman arşivini (Celsus Picture Library) oluşturdu. Çocuklara yönelik tarihi eserleri ve eski uygarlıkları sevdirmeyi amaçlayan eğitici boyama kitapları projesini başlattı. Ülkemiz insanına eski kentleri, antik harabeleri tarihi doğal mirasımızı sevdirmeyi ve bilinçlendirmeyi amaçlayan kültür turlarını organize etti. Ülkemiz turizm programlarında yer almayan yörelerine binlerce kişiyi götürdü ve bilgilendirdi. Ülkemizin karakteristik zenginliğini oluşturan tarihi ve doğal değerlerin yok olmaması için mücadele etti. Yazdığı yazılar, verdiği konferanslar, yayınladığı kitaplar, düzenlediği etkinliklerle arkeolojinin ve eski eserlerin korunmasının ülkemiz kamuoyunda yer almasını sağladı.</p>
<p>Bilimsel veriler ve tarihi kaynaklara dayandırarak 1970&#8242;li yıllarda Anadolu&#8217;nun en ücra köşelerine değin giderek gezi yazıları yayınladı. Yurt içinde ve yurt dışında arkeoloji ile ilgili toplantı ve etkinliklerde ülkemizi başarıyla temsil etti. Trakya ve Anadolu&#8217;da özellikle Doğu Anadolu&#8217;da yaptığı araştırmalar ve inceleme gezilerinde pek çok bilinmeyen kalıntı, anıt ve arkeolojik yerleşmeyi belgeleyerek bilim dünyasına tanıttı. Ülkemizin zengin kültürel mirasını sistematik bir şekilde fotoğraflarla belgeledi. Bu konuda saygın bir başvuru kaynağını oluşturdu.Türkiye ile ilgili eski seyahatname, resim, belge, kitap ve haritaları topladı. Arkeoloji, sanat tarihi, etnografya, turizm, tarihi ve doğal çevrelerin korunması hakkında makale, proje olarak yayınlanmış bine yakın çalışması vardır.</p>
<p>Geniş bilgi için: Tel: 0212 2499226. E-Posta: info@arkeopera.com. Genel ağ: <a href="http://www.arkeopera.com/tr/index.asp">http://www.arkeopera.com/tr/index.asp</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Fotoğraf: Sinan Kılıç</p>
<iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fanabasis.com.tr%2Fanadoluda-kerpic-mimari%2F&amp;layout=standard&amp;show_faces=true&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light&amp;height=80" scrolling="no" frameborder="0" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:80px;" allowTransparency="true"></iframe>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://anabasis.com.tr/anadoluda-kerpic-mimari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

